Sosyal devletin yereldeki yansıması olan sosyal belediyecilik, belediye sınırları içinde yaşayan tüm kesimlerin farklılıklarını ve dezavantajlarını göz önünde bulundurarak belediye hizmetlerinin bu kesimlere ulaşmasını sağlayan bir yaklaşımdır.
Belediyeler halka hizmet sunma noktasında; alt yapı işleri, park bahçe düzenlemeleri, kent temizliği, ulaşım hizmetleri, sosyal yardımlar, kültür organizasyonları ve sağlık hizmetleri gibi birbirinden çok farklı disiplin alanlarında vatandaşlara hizmet vermektedir. Bu hizmetler sunulurken belediye yönetimleri; hizmetin niteliği ve maliyeti, hizmet için gerekli olan organizasyon alt yapısı gibi kriterleri değerlendirerek, hizmeti ya kendi personeli ve ekipmanları ile gerçekleştirmekte ya da kanunda belirtilen ihale usulleri ile gördürmektedirler.
Bilindiği üzere Muhasebe Yetkilisinin görev ve sorumlulukları hem 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda hem de Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te belirlenerek detaylandırılmıştır. Muhasebe Yetkilisi gerek sorumluluk alanı olarak gerekse muhasebe kayıtlarının uluslararası standartlara uygun olarak kayıt altına alınması açısından önemli bir görev olarak karşımıza çıkmaktadır
Doğrudan temin her ne kadar pratik ve hızlı bir alım süreci olarak görülsede Kamu Kurumları tarafından bu alım süreci hakkında farklı yorumlar ve yanlış bilinen alışılagelmiş standart uygulamalar bulunmaktadır. Bu standart uygulamalara farklı açıdan bakıldığında aslında 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunun tam anlamıyla uygulanması sonucu ‘yanlış bilinen gerçekler’ adı altında bir makale serisine ihtiyaç duyulduğu düşünülmektedir. Bu yazımızda da Kamu Kurumlarında en çok karşılaşılan artık standart bir uygulama haline gelen piyasa fiyat araştırmasının 3 firmadan teklif alınarak yapılıp yapılmama zorunluluğu konusu ele alınmıştır.
Ülkemiz idari yapılanmasında belediyeler, kent sakinlerine hizmet verme noktasında, hizmet ihtiyaçlarının tespitinde ve bu hizmet ihtiyaçlarının hızlı ve etkin bir şekilde sunulmasında büyük önem taşımaktadır. Belediye yöneticileri seçim ile göreve gelip belediye kaynaklarını etkili ve verimli bir şekilde kent sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarının giderilmesi için kullanırlar. Belediyelerin idari yapılanmaları, hizmet alanları, personel sayıları ve bütçe büyüklükleri incelendiğinde belediyelerin ülke ekonomisinin de etkili bir bileşeni olduğu görünmektedir.
Maaş ödeyemeyen belediyeler, çöpleri toplayamayan belediyeler, sürekli haciz-icra gelen belediyeler, bütçesinin büyük kısmını arsa satarak finanse eden belediyeler, sürekli kredi çekerek nakit akışı sağlamaya çalışan belediyeler, yatırım yapmak bir kenara dursun geleneksel belediyecilik hizmetlerini yerine getiremeyen belediyeler… Mali yönetim politikası olmayan, kurumlarını günümüz ekonomik gelişmelerine göre konumlandırmayan, gelir artış ve mali disiplin çalışmalarını göz ardı ederek plansız harcamalar yapan ve borç batağında olan belediyeler…
“Bir ülkeye gerçek demokrasi; neye ne kadar vergi ödediğini bilen, bunun farkında olan, ödediği her kuruş verginin peşine düşen, nerelere harcandığının hesabını soran bir toplum ile gelecektir. Aksi halde halk ağır vergiler altında ezilmeye, vergi yükü de artmaya devam edecektir.” Dr. Ozan BİNGÖL Vergi Uzmanı
Günümüzde belediyeler, gerek sunmuş oldukları hizmet çeşitliliği, gerek ülke siyasetinin gidişatını belirlemedeki etkisi, gerekse de sahip oldukları bütçe büyüklüğü açısından sıklıkla tartışma konusu olmaktadırlar. Bu yazı dizimizde, vatandaşın doğumundan ölümüne kadar hizmet veren ve neredeyse günün her saat ve anında hizmetleriyle halka dokunan belediyelerin; gelir, harcama ve bütçe dengeleri ele alacak ve iyi bir uygulama süreciyle mali darboğazda olan belediyelere gelir artışı ve mali disiplininin sağlanması açısından reçete niteliğinde olacak bir süreci sizlerle paylaşmış olacağız.
Devlet bürokrasisinin işleyişi, başta anayasa hükümleri olmak üzere kanun, yönetmelik, genelge gibi düzenlemeler çerçevesinde yürütülmektedir. Kurumların yönetici ve personelleri, halka verdikleri hizmetleri bu kanuni düzenlemelerin kendilerine verdiği yetki ve sınırlar dahlinde yerine getirirler. Mevcut düzenlemelere göre hiçbir kamu kurumu çalışanı yasal dayanağı olmayan, görevli ve yetkili olmadığı hiçbir konuda iş ve işlem yapamaz, bu alanlarda hizmet veremez.