Belediyelerin Şirket Kurması Cumhurbaşkanı İznine Tabi Midir?
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün görüşü, belediyeler ile belediye şirketlerinin yeni şirket kurma, ortak olma ve hisse edinme işlemlerinde uygulanacak izin çerçevesini açıklamaktadır. Düzenleme, belirli işlemler için Cumhurbaşkanı izni aranacağını; sermaye işlemleri, birleşme ve faaliyet konusu değişikliklerinde ise işlem türüne göre farklı sonuç doğacağını ortaya koymaktadır. Belediyelerin karar organı kararı, ticaret sicili işlemleri ve şirket ana sözleşmesi bakımından süreci birlikte değerlendirmesi önem taşımaktadır.
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 19 Haziran 2026 Tarihli Görüşü

Yeni Uygulama Süreci
Belediyelerin ve belediye şirketlerinin yeni bir şirket veya kooperatif kurması, başka bir şirkete sermaye koyması, pay edinmesi ya da ortak olması işlemlerinde izin süreci yeniden önem kazanmıştır. Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğünün 19 Haziran 2026 tarihli görüşü, belediyeler ile çoğunluk payı belediyeye ait şirketlerin bu işlemleri hangi usulle yürüteceğine açıklık getirmektedir.
Görüşe göre konu yalnız yeni şirket kurulmasıyla sınırlı değildir. Bedelsiz devir yoluyla pay edinilmesi de dahil olmak üzere ortaklık yapısını doğrudan etkileyen işlemler aynı çerçevede değerlendirilir. İşlem hazırlığında belediyenin, belediye şirketinin veya bağlı şirketin işlem yapan taraf olup olmadığı belirlenmelidir.
İzin Ve Geçiş
Yeni şirket veya kooperatif kurulması, sermaye katılımı yapılması, hisse satın alınması ya da başka bir şirkete ortak olunması için yetkili karar organının kararı gerekir. Belirtilen işlemlerde Cumhurbaşkanı izni alınmadan ticaret sicili sürecinin tamamlanmaması gerektiği görüşte vurgulanmaktadır.
22 Mayıs 2026 tarihinden önce başlatılmış ancak ticaret siciline tescili tamamlanmamış işlemler de izin kapsamında kabul edilmektedir. Bu nedenle işlem dosyaları yalnız karar tarihine göre değil, tescilin tamamlanıp tamamlanmadığına göre de gözden geçirilmelidir.
Sermaye Ve Yapı
Mevcut şirkette sermaye artırımı veya azaltımı yapılması, kural olarak yeni ortaklık kurulması anlamına gelmez. Mevcut pay oranını korumaya yönelik rüçhan hakkının kullanılması için de izin aranmaz. Buna karşılık rüçhan hakkının devri sonucunda pay oranı artacaksa işlem, pay edinimi niteliği taşıyabilir.
Birleşme veya bölünme sonucunda yeni bir tüzel kişilik ortaya çıkıyor ya da bu işlemle yeni pay ediniliyorsa izin alınması gerekir. Tür değişikliğinde şirketin tüzel kişiliği devam ettiğinden izin aranmaz. Faaliyet konusu değişikliği veya yeni faaliyet alanı eklenmesinde ise özel sınırlamalar ayrıca değerlendirilmelidir.
Uygulama Adımları
İşleme başlanmadan önce şirketin ortaklık yapısı, işlem sonucu oluşacak pay oranı ve ticaret sicili aşaması belirlenmelidir. Yetkili organ kararı, izin gerekliliği ve şirket ana sözleşmesindeki hükümler tek işlem dosyasında birlikte değerlendirilmelidir. Bütçe içi işletmelerin ticaret siciline tescil edilen şirketlerden farklı hukuki yapıda olduğu da dikkate alınmalıdır.
Sonuç Ve Değerlendirme
Yeni ortaklık doğuran veya pay oranını artıran işlemlerde izin gerekliliği işlem tamamlanmadan önce değerlendirilmelidir. Karar organı kararı, tescil süreci ve özel mevzuat birlikte kontrol edilmezse hukuki geçerlilik ve idari sorumluluk bakımından risk doğabilir. Somut olayda şirket ana sözleşmesi ile ilgili özel düzenlemeler ayrıca incelenmelidir.
Yasal dayanaklar
- 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun m.26/4
- 7579 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m.17
- 5393 sayılı Belediye Kanunu m.18/i, m.70 ve m.71
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ek m.20
- Mahalli İdareler Bütçe İçi İşletme Yönetmeliği
