Belediye “İşgaliye Harcı” Adıyla Ücret Belirleyebilir mi?
Belediyenin bir tahsilata verdiği ad, mali yükümlülüğün hukuki niteliğini tek başına belirlemez. Soğutucu dolapların kaldırımda oluşturduğu kullanım için “zabıta işgaliye harcı” adıyla bedel istenmiştir. Vergi Mahkemesi tahsilatı işgal harcı hükümleri yönünden incelemiştir. Danıştay ise Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesine dayalı bedelin vergi veya harç olmadığını belirterek görev yönünden kararı bozmuştur.
Danıştay 9. Dairesi Kararı E.2020/3729 · K.2022/4105 · 20.09.2022

Olay ve İddia
Bir şirketin belediye sınırları içindeki kaldırımlara yerleştirdiği soğutucu dolaplar nedeniyle 2018 yılı için toplam 378.000 TL tutarında “zabıta işgaliye harcı” istenmiştir. Belediye meclisi, dolapların yalnız kapladıkları alanı değil çevresindeki yaya geçişini de etkilediğini belirterek her dolap için sezonluk ücret belirlemiştir. Tarifenin hukuki dayanağı olarak 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi gösterilmiştir. Şirket, kanunda işgal harcı zaten düzenlenmişken aynı kullanım için ayrıca ücret alınamayacağını ileri sürmüştür. Uyuşmazlık hem bedelin hukuki niteliği hem de davaya hangi yargı merciinin bakacağı noktasında ortaya çıkmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararı
Vergi Mahkemesi, umuma ait yerlerin işgalinin 2464 sayılı Kanun'da işgal harcı olarak ayrıca düzenlendiğini değerlendirmiştir. Aynı kullanımın 97. maddeye dayanılarak ayrıca ücretlendirilmesini hukuka aykırı bularak ihbarnameyi kaldırmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi Kararı
Bölge İdare Mahkemesi belediyenin istinaf başvurusunu reddetmiştir. Vergi Mahkemesinin tahsilatı kaldıran kararı aynen korunmuştur.
Danıştay’ın Değerlendirmesi ve Kararı
Danıştay öncelikle tahsilatın hukuki niteliğini incelemiştir. Belediye meclisi kararında bedelin 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesine dayandırıldığını tespit etmiştir. Bu madde kapsamındaki bedellerin vergi, resim veya harç niteliğinde olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığın bir vergi uyuşmazlığı olarak vergi mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Tahsilata belediye tarafından “harç” adının verilmesinin görevli yargı merciini değiştirmeyeceğini vurgulamıştır. Uyuşmazlığın idare mahkemesinin görev alanına girdiğini kabul etmiştir. Vergi Mahkemesinin işin esasını inceleyerek verdiği karara yönelik istinaf kararını bu nedenle bozmuştur.
Mevzuat Analizi
2464 sayılı Kanun'da işgal harcı kanuni unsurları ve tarifesiyle düzenlenmiş bir belediye harcıdır. Aynı Kanun'un 97. maddesi ise ilgililerin isteğine bağlı hizmetler ve kanunda vergi, harç veya katılma payı konusu yapılmamış bazı hizmetler için belediye meclisince ücret belirlenmesine imkân verir. Bu iki gelir türünün hukuki niteliği ve yargı yolu birbirinden farklıdır. Tahsilata verilen başlık değil, bedelin kanuni dayanağı ve gerçek niteliği esas alınmalıdır.
Sonuç ve Öneriler
Belediye gelir tarifelerinde “vergi”, “harç” ve “ücret” kavramları birbirinin yerine kullanılmamalıdır. Meclis kararlarında her gelir kaleminin açık kanuni dayanağı gösterilmelidir. 97. maddeye dayalı ücretlere “harç” adı verilmesi hem uygulamada hem yargı yolunun belirlenmesinde sorun yaratır. Kanunda zaten harca bağlanmış bir faaliyetin ayrıca ücret konusu yapılıp yapılamayacağı ayrıca incelenmelidir. Gelir tarifeleri hazırlanırken her kalem hukuki niteliğine göre sınıflandırılmalıdır.
